Manyetik Alanın Yakıtlar Üzerine Etkisi

Bir manyetik alanın motor yakıtında bulunan kutupsuz organik moleküllerin davranışını değiştirebileceğini anlamınıza yardımcı olacağım. Öncelikle, bir enerji alanı kavramını bilmeniz gerekir. Her dakika karşı koyduğumuz bir tür enerji alanı içinde yaşadığımız yerçekimi alanıdır. Bir nedenle bir kütleye sahip olan her cisim bir kütleye sahip olan diğer cisimlerin her biri için bir çekime alanına sahiptir. Bu eylemin gücü miktara veya kütleye ve onları ayıran mesafeye bağlıdır. Güneş veya Dünya gibi büyük bir kütleye sahip olan bir cismin yerçekimi sahası her yöne yayılır, fakat ancak bu alanın belli bir kısmı içindeki başka cisimler tarafından “hissedilir”. Yerçekimi enerjisinin kaynağı, onun var olmasının nedeni kolayca açıklanabilecek bir konu değildir, fakat tecrübe yoluyla onun var olduğunu biliyoruz. Enerjinin bir başka uzaya mekanik bağlantı olmaksızın yayıldığı bir başka enerji alanı türü de manyetik alandır. Manyetik alanlar hakkında bildiklerimiz, yerçekimi alanları hakkındaki bildiklerimizden farklıdır. Manyetik enerjinin, bütün madde içinde bulunan temel elektronların dönmesi suretiyle yoluyla kaynaklandığını biliyoruz. Elektronların bu sürekli hareketi matematiğin kuantum mekaniği olarak adlandırılan bir dalı tarafından açıklanmaktadır; fakat ortalama okura yönelik olarak yazılan bu metinde bu konudan söz etmeyeceğiz. Evrendeki kararlı atomların ve kararlı moleküllerin çoğunda çılgınca hareket eden elektronların çoğu çift çifttir.
Bir elektron çiftinde elektronların biri bir yönde, diğeri ise tersi yönde döner. Bu dengelenmiş düzenlemeye sahip olan çiftler halindeki elektronlar harici hiçbir manyetik faaliyet göstermezler; çünkü bir yönde dönme hareketi diğer yönde dönme hareketinin etkisini ortadan kaldırır. Bir manyetik alan, bir demir çubuk mıknatıs veya Dünyanın çekirdeği gibi bir cismin çok sayıda çiftlenmemiş elektrona sahip olması halinde, yani aynı yönde dönmeleri durumunda oluşur. Bu çiftlenmemiş elektronların enerji etkisi uzay yoluyla iletilerek başka cisimlerdeki başka elektronları çeker. Manyetikleşen çubuk mıknatıs veya Dünyanın çekirdeği bir manyetik alan yaratır. İnsanoğlu yüzyıllardır bir mıknatısın etkilerini görmüş, fakat bunun nasıl ve neden gerçekleştiğini tam olarak anlayamamıştır.

Bir manyetik alan, sonlu bir uzaya yayılır. Bu manyetik alanla temas eden maddenin atomlarındaki elektronlar, bir uzaktan enerji aktarımı yoluyla manyetik alanın enerjisinden etkilenebilir. Mıknatıslar hakkında bilinenlerin çoğu bir manyetik alan içindeki kutupsal maddelerle ilgilidir. Örneğin, bir manyetik alan içindeki bir metali döndürmek amacıyla mekanik enerji kullanıldığında, bir elektron akışı (elektrik) yaratılır ve mekanik enerji elektrik enerjisine dönüştürülür. Bir elektrik motorunda, hareket eden elektronların enerjisi mekanik enerjiye dönüştürülür. Metallerin veya kutupsal inorganik ve hatta kutumsal organik maddelerin bir manyetik alan içindeki davranışına ilişkin başka birçok örnek üzerinde çalışmalar yapılmıştır. Fakat bizim burada ilgilendiğimiz konu tamamen kutupsal olmayan maddelerle ilgilidir; burada, düzenli olarak çiftler halinde dengelenen hiçbir elektron bulunmaz. Bir hidrokarbon yakıtı karbon ve hidrojen atomlarından oluşan moleküller içerir; bunlar, kovalent bağlar olarak adlandırılan şeyler tarafından toplanırlar Böyle bağlarda, tek bir atom bir komşu atomla bir elektron çiftini paylaşacaktır. İki karbon atomu iki elektronu paylaşabilir ve böylece birbirlerine tutunurlar.
Her karbon atomu dört farklı şekilde bağlanabilir. Örneğin, belli bir karbon atomu, bir zincirde bir halka oluşturacak şekilde başka iki karbon atomuyla paylaşmaya dayalı bir birliktelik oluşturabilir. Ayrıca, bu aynı karbon atomu iki hidrojen atomuyla da bir paylaşımlı ortaklık oluşturacaktır. C-C bağlarının veya C-H bağlarının he biri paylaşımlı ve çiftlenmiş atomlardan oluşur. Normalde, her kovalent bağdaki iki elektron dengelenmiş karşın dönüş gerçekleştirir. Benzindeki, dizel yakıttaki ve ilgili malzemelerdeki kutupsal olmayan moleküllerin “normal” özellikleri, bu elektron dönüşü dengelenmiş kimyasal bağların var olmasına dayanırlar. 

Donarak katılaşan veya buharlaşarak gaz haline dönüşebilen bir sıvının özelliklerini düşünün. Burada söz ettiğimiz her hidrokarbon kaynayacağı belli bir karakteristik sıcaklığa veya donacağı daha düşük bir karakteristik sıcaklığa sahiptir. Dallanmış zincirleri olmayan hidrokarbon dizisinde, hem erime noktası hem de kaynama noktası molekül ağırlığının veya zincirdeki karbon atomlarının sayısının bir fonksiyonu olarak artacaktır. Molekül ne kadar büyükse, kaynama sıcaklığı ve donma sıcaklığı o kadar yüksek olacaktır. Normal sıvı yakıtlar, çeşitli boyutlara sahip hidrokarbon molekülleri karışımından oluşurlar.
Donma (erime) noktası ile kaynama noktası arasında tutulduğu ve enerjinin titreşen ve birbirine çarpan moleküllerin birinden diğerine sürekli olarak aktarıldığı bir sıvı yakıtta, bozu moleküller bir gaz olarak uçup kaçabilecek enerji durumuna yakın olacaklardır. Diğer moleküller ise, onların bir başka benzer molekülle “birbirlerine sarılmalarına” ve böylece büyük bir katı madde topağı oluşmasının başlamasına olanak veren enerji durumuna yakın olacaklardır.
Sıvı karışımda yeni oluşan katı maddeler olarak birbirine bağlanan olağanüstü fazla sayıda büyük moleküllere sahip bir dizel yakıt düşünün. Böyle bir sıvı-yeni oluşan katı madde karışımını bir güçlü manyetik alan içine koyduğumuzu düşünelim. Manyetik alanın enerjisi, bazı, belki de sadece birkaç tane çift haldeki karşıt yönlerde dönen elektronların paralel dönüşler yapmalarına neden olacaktır. Paralel dönüş yapan moleküller, yanlarındaki moleküllere yabancı görünecek ve birbirlerinin yanına kolayca “sokulamayacaklardır”. Dolayısıyla, katılaşma süreci kesintiye uğrayacaktır. Sıvıda çok sayıda “katıya yakın” parçacıklar olmayacaktır.

Bu duruma, normalde bir filtrede toplanan küçük miktarlarda katı parafine sahip olan biraz düşük kalite yakıtta rastlayabiliriz. Bu mikroskobik parçacıklardan önemli miktarda olması durumunda filtre “körleşecektir”. Aynı yakıt, bir manyetik alanda işlem gördükten sonra filtreden kolayca geçer. Bu durumda, mikroskobik katı parafin kısımları oluşmaz veya parçalanır. Bu durum, GOO-FAR sıra tipi manyetik cihazın kullanıldığı birçok durumda gözlemlenmiştir. Tek başına bu bile GOO-FAR cihazının takılması için geçerli bir neden oluşturur.
Şimdi bir tutuşturma kaynağının, bol miktarda oksijenin ve yüksek sıcaklığın bulunduğu bir yanma odasına yakıt pompalandığını düşünelim. Eğer bir molekül hali hazırda bazı paralel dönen elektronlarla biraz harekete geçirilmişse, bütün çiftlenmiş ve karşıt yönlerde dönen elektronlara sahip aynı türden molekülle karşılaştırıldığında daha hızlı oksitlenmeye biraz daha fazla eğilimli olacaktır. Bu durum, testlerde yakıt devresinde bir GOO-FAR manyetik cihazı kullanıldığında neden daha düşük yakıt sarfiyatıyla belli bir beygir gücü üretilebildiğini açıklamaktadır.
Hem artan filtreleme kabiliyeti hem de yakıtın daha verimli kullanılması bakımından, GOO-FAR yakıt işleme cihazlarının kullanılması durumunda gözlemlenen sonuçlara ilişkin mantıklı bir açıklama, manyetik alanın hidrokarbonlardaki bir miktar (çok fazla olmasa da, yeterli miktarda) kovalent bağdaki elektron dönüşlerini değiştirmesidir.
Volvo2
Caterpillar
DAF
fiat
Ford
Caterpillar2
Mercedes
Mitsubishi
Renault
Scania
Temsa
Detroit
Detroit 2
Perkins
Volvopenta
Yanmar
Yakıt Filtrasyonunda Yeni Ufuklar